13 Eylül 2011 - 19:30

Havaya bakılınca İsrail’le savaş ha çıktı ha çıkacak! Fakat ne fırınlar önünde kuyruk var… Ne un çuvalları sırtlarda… Ne marketlerde uzun kuyruklar…

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Demek bizim millet bu işin altında bir takım dalavereler var diye düşünüyor, savaş ihtimaline inanmıyor.

 Öyle ya, hükümetin her dediğine inanılacak olsa, daha birkaç zaman önceye kadar komşularla sıfır sorundan bahsediliyor…

Neredeyse sınırlar kaldırılıyordu!

 Oysa son tabloya bakın;

 Sorunsuz bir komşu kalmadı.

Ermeni açılımı yapıldı!

Şimdi Ermenistan’la tam papaz durumları!

Suriye Lideri Esad’la nedeyse ailecek çay içmeye gidilip geliniyordu…

Şimdi savaş çıktı çıkacak!

İran’la kan kardeşliği havaları atılıyordu…

Şimdi kafa kafaya tokuşma durumları!

Bir iki ay önce Kaddafi ile kardeşlik açıklamaları yapılıyor, yanak yanağa pozlar veriliyor, Kaddafi beyefendimize insan hakları madalyaları takıyordu…

Şimdi Kaddafi’nin mezarı kazılıyor!

 Yunanistan’la bir samimiyet bir samimiyet…

Papandreu ile en samimi pozlaşmalar…

Şimdilerde Kıbrıs Rum kesimi dolayısı ile Akdeniz’de ısınan sondajlaşmalar!

 Eeee bu durumda bizim millet nasıl inansın savaş hikayesine…

Yarın öbür gün şimdilerde “savaşacak olanların” en dost olmayacağının, garantisi ne di mi ama?

                                                                ***

 Fakat ne oldu da İsrail’le böyle savaş manzaraları doğdu?

 Öyle bir gazlandı ki, hükümetin memleketi Ortadoğu ve balkanların en güçlü…

Sözü en çok dinlenen ülkesi yaptığı hikayesi yaratıldı.

Ortadoğu ve balkanlarda bizden habersiz hiçbir şey yapılamaz…

Yapılmak bir yana adım bile atılmazdı!

Amerika dahil herkes bizimle iyi geçinmek için çabalıyordu!

 Yoksa hepsine “one munite” yapılır…

Enselerine birer okkalı Osmanlı şamarı çakılır, akılları şaşardı!

Fakat BM’nin İsrail’le ilgili Mavi Marmara raporu bir açıklandı…

Aaaaa! Kimse Osmanlı tokadı falan sallamamış…

Güçlü hükümet, korkulan lider falan kazımamıştı!

Eski tas eski hamam!

 Bu fena oldu işte!

 Bu işte Fatmagül’ün suçu var mıydı, yok muydu şimdilik bilinmiyor!

 Ama lider ülke imajı mafiş, o biliniyor!

 O zaman Katherina Blum’un değilse de, bizim kabadayı abilerin çiğnenen onurunu tamir etmek, en azından tabloyu unutturmak için içe gaz vermek gerekiyor!

İkincisi;

 Ortadoğu da yayılan Şii etkinliği uzun zamandır ABD’nin canını sıkıyor, İran’a karşı Türkiye kartı öne sürülüyor! Bölgede halklar arasında etkinliğin yolu da İsrail’e diklenmekten geçiyor.

 Üçüncüsü;

İran’a karşı Amerikan kalkanları bizim memlekete kuruluyor!

 Böylece aslında bir ölçüde İsrail’i koruma kalkanı olan bu proje, İsrail’e vurarak toz dumana bulanıyor! Yersen!

 Dördüncüsü;

 Kıbrıs Rum kesiminin petrol aramasına karşı gemileri Akdeniz’e salmak için koşullar yaratılıyor…

Beşincisi;

 Obama ile İsrail yönetiminin aralarının çok iyi olmadığı…

Amerikan yönetiminin İsrail’i biraz dizginlemek istediği biliniyor!

 Osman Hamdi Bey yaşamıyor olduğu için “Kaplumbağa Terbiyecisi” rolü yukarıdaki etkenlerin de etkisiyle bizim kabadayı abilere veriliyor.

 Peki, İsrail’le savaş olur mu?

 Buna bizim millet bile inanmıyor…

İnanmayan fırın önlerine, marketlere, un satıcılarına baksın!

Yücel Sarpdere